HCBO Role Play Game
Sitemizden yararlanmak ve bu ailenin bir parçası olabilmek için lütfen üye olunuz!
Kaçak için Cüppe Nqqlnl



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Kaçak için Cüppe

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Olivia Scarlett Isis
5. Sınıf Ravenclaw
5. Sınıf Ravenclaw
Olivia Scarlett Isis

Mesaj Sayısı : 101
Lakap : Oliv
Kayıt tarihi : 03/09/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue92/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (92/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeÇarş. Eyl. 09, 2009 9:09 am

Zaman: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Akademisi'nin açılmasına kısa bir süre kala, gün ortası...
Yer: Madam Malkin'in Cüppe Dükkanı
Kişiler: Olivia Scarlett Isis, Oliver Whisper
Kurgu: Söylemem, oku ve gör xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Olivia Scarlett Isis
5. Sınıf Ravenclaw
5. Sınıf Ravenclaw
Olivia Scarlett Isis

Mesaj Sayısı : 101
Lakap : Oliv
Kayıt tarihi : 03/09/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue92/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (92/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeÇarş. Eyl. 09, 2009 11:05 am

Çatlak Kazan'dan çıkarak ilerleyen dayı ile yeğenin ilk durağı Madam Malkin'in Cüppe Dükkanı olmuştu. Git gide büyüyen, serpilen Olivia'nın boyu doğal olarak oldukça uzamıştı. Bu yaz sandki büyük değişime uğramış ve yepyeni bir Olivia gelmişti yerine. Dayısının elini küçüklüğündeki gibi tutarak, o kalabalık yolda yürümeye başladılar. Buraya en son babasıyla gelmişti, dayısı onu ilk üç yıl getirmiş olduğu bu yere bir daha onunla gelmemiş, görüşmeyi de pek sık yapmamıştı. Fakat şuan tüm o özlemi gidermenin zamanıydı, babasından kıymetli gördüğü dayısı şuan onunlaydı ve onun için bundan önemli bir şey yoktu. Yavaş adımlarla ilerledikleri bu yolda başkalarına çarpmamaya özen göstermeleri gerekiyordu. Birinici sınıfa başlayacak olan cadı ve büyücülerin (hoş ne kadar cadılık ve büyücülük hakkında bilgileri vardır bilinmez) büyük heyecanı yüzlerinden okunuyordu. Olivia, dayısına bakarak yüzündeki o hayran gülümsemesini takıntı. Ona herşeyi dayısı öğretmişti neredeyse, evde olduğu zamanlarda da Hogwarts'da olduğu zamanlarda da onu en ağır şeylerle sınayarak mükemmele doğru ilerletmişti.

"Dayı buraya ilk gelişimizi hatırlıyor musun?"

Önlerinden geçen birinci sınıf öğrencileri onu eski günlere döndürmüştü. O günlerde Olivia oldukça kısa, sıska ve bebeksi bir kızdı, dayısına aşık, etrafına gülücükler saçan, bir büyüğünün yardımı olmadan bu alış verişi yapamayacak bir kız... Yüzünde ister istemez bir gülümseme belirmişti. Kendine engel olamıyordu.
Bende böyleydim demek diye düşünüp dururken çoktan gitmeleri gereken yere varmışlardı. Dayısının asasını yavaşça çıkarıp kapıya yaptığı büyüyü izledi. "Alohamora" kapı tamamen açılmıştı. Artık sıra cüppeyi almaktaydı. Ne yazıkki artık en küçüğünü isteyip çıkamayacaklardı, oldukça büyümesi buna sebep oluyordu. İçerideki bayan onlara sevimli bir şekilde gülümserken babasının baykuşunu oraya doğru gelirken gördü badem gözleri. Neler oluyordu? Aralık kalan kapının aralığından içeriye gelen baykuş, dayısının omzuna konarak ayaklarında tuttuğu mektup zarfını bıraktı. Zarfın içerisinde kim bilir ne yazıyordu? Olivia şaşkın gözlerle dayısına ve tekrar kanatlarını çırparak uzaklaşan baykuşa bakarken olacaklardan kimsenin haberi yoktu. Oysa babası çoktan Çatlak Kazan'a, Olivia'yı almaya gitmişti. Orada bulamadığında kim bilir nasıl sinirlenen Max, büyük ihtimalle buraya geliyordu. Genç cadı gayet istikrarlı bir şekilde dayısında kalmak istiyordu. Babası olan o pis mahluğun yanında asla aptalca titremeyecek ve ağlamayacaktı. Derin bir nefes aldı ve dayısının cüppe getirmeye giden bayanın ardından mektup zarfını yavaşça açmasını izledi. Mektup onun görebileceği kadar yakın bir yerde okunuyordu. Mektupta yazanlar ise oldukça korkutucuydu...

Saygı sevgi ıvır zıvırlarından Oliver,

Kızımı ne hakla himayene alıyorsun sen? Onun hiç bir şeyi değilsin, dayısı olmayacaksın! Yıllar önce senden uzaklaştırmamın sebebi buydu, senin gibi bir budala olmayacak benim kızım. Onun nefretini kazanmamı sağlayan tek şey kız kardeşine ve ona sevgimi göstermek oldu. Olivia'yı almaya geliyorum, artık bu işler çok canımı sıkmaya başladı. Ailemde olan şeylere kimse karışamaz. Olivia kendi kararlarını veremez! Veremeyecek! Babası olarak benim dediğim ne ise o olacak. Ve ben diyorum ki " Oliver'dan uzak dur Olivia! " Kız kardeşinin senin ismine benzeyen bir isim koyması bile beni kızıma bakarken tiksindiriyor.

Nefretimle ...

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Oliver H. Whisper
Müdür | Tılsım-Muska Profesörü
Müdür | Tılsım-Muska Profesörü
Oliver H. Whisper

Mesaj Sayısı : 328
Lakap : Oll, Hec, Who
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue100/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (100/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeÇarş. Eyl. 09, 2009 12:15 pm

Oliver ve Olivia alışverişlerini yapmak üzere Çatlak Kazan'dan çıkıp Diagon Yolu'na girmişlerdi. Yol her zamanki gibi kalabalıktı; yalnızca öğrenciler değil onların yanında bulunan velileri de Daigon Yolu'nu tıklım tıklım yapmıştı. Oliver bu manzaradan sıkılmıştı çünkü kalabalık yerlerden hoşlanmıyordu; çocukluğundan beri var olan bu hastalığı ilelebet sürecek gibi görünüyordu. Oliver ve Olivia gidilmesi zor; kalabalık yolda ilerlemeye çalışırken Oliver'ı tanıyan öğrenciler ve veliler ona başlarını eğerek selam veriyorlar ve ufak bir gülümseme fırlatıyorlardı; yüzlerinde oluşan bu yapmacık gülümsemeden hiçbir zaman hoşlanmayan Oliver şimdi de haz almıyordu bu davranıştan. Ve nihayet gitmeye çalıştıkları yere varabilmişlerdi; Oliver'ın bile ilk cüppesini aldığı dükkanın kapısında geçmeyeli yıllar olmuştu ve şimdi onun burada olmasının sebebi pek sevgili yeğeniydi. Onunla birlikte kapıdan içeri girdiler; mekanda beklenildiği üzere kumaş parçaları zemini kaplamış durumdaydı, dar ve üst üste dizilmiş raflarda kumaş topları bulunuyordu; yerlerde dikimlerden arta kalan iplik parçaları ve ufak, kırılmış iğneler vardı. Arkalardan gelen makas sesi ise bu ortamı tam anlamıyla eşsiz kılıyordu. Oliver içeriden onu karşılayan kadına selam verdi. Bugün buraya gelmesinin sebebi olan yeğeni şimdi uzamıştı ve kocaman olmuştu; Oliver bunu düşünmeden edemiyordu, çocuklar ne çabukta büyüyorlardı. Oliver tam konuşmaya başlayacakken dışarıdan içeriye bir baykuşla beraber zarfın içinde bir mektup geldi. Oliver mektubu aldı ve ne olduğunu merak eder bir şekilde açtı. Mektubun bakanlıktan veya okuldan gelebileceği ihtimalini düşündü fakat daha sonra okuyunca çok daha gereksiz bir şey olduğunu anladı. Yeğeninin babası ve aynı zamanda Oliver'ın kardeşinin kocası olan Max isimli adam olabildiğince ahlak kurallarını aşkın bir mektup yollamıştı Oliver'a cevap olarak. Oliver ufak bir tıslama gerçekleştirdi. Sinirlenmişti, hem de fena halde; beynindeki damarların onu sıkıştırdığını hissedebiliyordu, şakaklarındaki zonklama ise cabasıydı. Ailesinde böyle bir adamın varolduğu düşüncesi bile Oliver'ı sinirlendiriyordu. Olivia'nın yüzüne baktı, o ise mektupta yazılanları kargacık burgacık okumaya çalışıyordu. Onunda yüzü asılmıştı Oliver onu tutup arkasına doğru aldı; babası olacak adam gelebilirdi çünkü ve onu kaçırma gibi bir girişime karşın bu önlemi aldı ve asasını hazırda tuttu. Neler olacaktı hiç bilmiyordu, fakat tek bildiği bugün Diagon Yolu normalinden daha fazla karışacaktı...

_________________
Kaçak için Cüppe Ix8vaf

Regina<3Oliver
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/oliver-h-whisper-t121.htm
Olivia Scarlett Isis
5. Sınıf Ravenclaw
5. Sınıf Ravenclaw
Olivia Scarlett Isis

Mesaj Sayısı : 101
Lakap : Oliv
Kayıt tarihi : 03/09/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue92/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (92/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeÇarş. Eyl. 09, 2009 12:43 pm

Dayısı büyük bir koruma iç güdüsü ile yeğenini arkasına alarak hızlıca asasını çekmişti. Düellonun ortasındalardı, hemde çok büyük bir düello. Sorun yoktu aslında, Olivia olmayı istediği yerdeydi ve babası da artık ondan kurtulmuştu ama neden böyle davrandığına anlam veremeyen cadı dayısının arkasında durmuş olacakları korku dolu gözlerle izliyordu. Bu yaşanacaklardan ve yaşananlardan sonra dayısına daha da bağlanan Olivia, şuan ona bir şey olmaması için canını verebilirdi. Babasının gelişini bekliyorlardı çöken kasvetle birlikte. Cüppeler getirilmiş ve şaşkın gözler dayı ile yeğene çevrilmişti. Ne olacaktı? Babası kesinlikle buraya geliyor olmalıydı, onu alacaktı ama dayısı onu korumaya almıştı. Dayısına bir zarar verebilecek olan babasının korkusu sarmıştı onu. Neden böyle bir ailedeydi ki? Yalnızca dayısıyla yaşayan annesi ve babası ölmüş bir bebek olmayı tercih ederdi. En azından, yaşadığı anlarda yüreğine kalıcı hasarlar bırakmış bir babadan daha iyiydi bu durum. Bunları düşünür ve korku içerisinde derin nefesler alırken birden kapıda beliren babası onu almaya gelmişti. Babasını gördüğü anda gözlerindeki o öfkeyi sildi ve asasını sıkıca kavradı.

Max Isis, kapıyı aralıklayarak içeriye girdi. Mavi gözlerine bakan kızının dizlerinin bağı çözülüyordu, gelecekte onun gibi olmamayı dilerken asasını büyük bir öfkeyle daha da sıkı kavrıyordu. Onun yapacağı büyüler belki çok işe yaramayacaktı ama ufak bir büyü bile bazen çok işe yarayabiliyordu. Bunu dayısının o zorlu eğitim sisteminden öğrenmişti. Yüzündeki o çarpık gülümseme aynı Olivia'nınkine benziyordu, tek fark vardı ki Olivia'nın gülümsemesi sevgi dolu, Max'in ise öfke ve nefret... O karanlık sesiyle konuşmaya başlayan Max, Olivia'ya tehditkar gözlerle bakıyordu. "Benim bir emanetim vardı sende Oliver... Yeterince iyilik budalası yaptın onu öyle değil mi? Hadi ver bakalım artık." Ne demek istediği gayet açık ve netti, yalnızca gitmek istemeyen gözlerle Max'e bakıyor ve dayısının vereceği tepkiyi bekliyordu. Max asasını tutmuş, onları tehtit eder bir edayla yaklaşırken, asasını Oliver'ın boğazına dayama ve ona öldüren laneti yapma hayali kuruyordu. Küçük yeğeni buna izin vermeyecekti, gerekirse Olivia ölecekti ama Oliver mutlu yaşamına devam edecekti. "Çekil Olivia'nın önünden yoksa avada...."

Ortamda yeğeninin haykırışı yükselmişti "Max sakın yapma!"...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Oliver H. Whisper
Müdür | Tılsım-Muska Profesörü
Müdür | Tılsım-Muska Profesörü
Oliver H. Whisper

Mesaj Sayısı : 328
Lakap : Oll, Hec, Who
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue100/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (100/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeÇarş. Eyl. 09, 2009 1:07 pm

Oliver kapıya dönmüş olacakları beklerken Olivia'nın pek saygın babası MAx kapıda görünmüştü; içindeki karanlık yüzündeki hatlara vurmuş, gözlerinden alev püskürüyordu adeta. Onun bu halleri Oliver'ı çılgına çeviriyordu; kendini çok yüksek seviyede bir büyücü sanıyordu ve burnu havada insanlardan biriydi. Oliver ile düello yapamayacak kadar güçsüz biriyken onun karşısına geçmiş kızını istiyordu. "Benim bir emanetim vardı sende Oliver... Yeterince iyilik budalası yaptın onu öyle değil mi? Hadi ver bakalım artık." dedi ukala bir ses tonuyla Max. Oliver onu seyrediyor hiçbir şey söylemiyordu; dükkanın içindeki görevliler ise onları seyrediyor, bir şey demeye cesaret edemeden olabilecek kötü sonuçların doğmamasını diliyordu. Oliver'ın tek düşündüğü ise Olivia'yı bu adamdan kurtarıp düzgün bir yaşam sürdürmesini sağlamaktı; bunu hem Oliver hem de Olivia istiyordu fakat her zaman olduğu gibi olayları farklı şekilde yorumlayan insanlar çıkabiliyordu ortaya; tıpkı Max gibi, tıpkı diğer ahmak karanlık büyücüler gibi... Oliver bu insanların hepsini çok iyi tanıyordu ve bu yüzden hiçbir şekilde zorluk çekmiyordu onlarla olan ilişkilerinde, diyaloglarında. Max asasıyla bir adım daha attı; git gide Oliver'a yaklaşmaya çalıştığını anlamıştı tabiki genç müdür, fakat hiçbir tepki vermiyordu, korkmadan; dimdik onun karşısında durmak hiç de zor değildi. O yaklaştıkça Oliver kendini siper olarak Olivia'nın önüne geriyor ve hiçbir şey söylemiyordu. Asasını Oliver'a doğrultarak "Çekil Olivia'nın önünden yoksa avada...." dedi fakat Olivia onun sözünü yarıda kesti. "Max, sakın yapma" dedi hemen. "Ahaa.. Max bizi öldürcek misin yoksa?" dedi alay eder bir ses tonuyla Oliver, nefret püsküren gözlerine bakıyordu, karşısındaki ahmak ise onun bu sözü karşısında delirmişti ve asasını sert bir şekilde savurarak "Crucio!" dedi Oliver'a doğru fakat Oliver atik davranıp hemen bu büyüyü bir kalkanla engellemişti. Olivia'ya seslenerek "Aradan çekil lütfen." dedi ve asasını Max'e salladı. "Stupefy" dedi sert bir sesle. Asanın ucundan çıkan kırmızı ışıktan sıyrılmayı başaran Max kıkırdıyordu. Dükkanın ise camı patlamıştı; bununla birlikte herkes oraya toplanmış ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Veliler çocuklarını korumaya çalışırcasına elleriyle gözlerini kapıyorlardı. Oliver bu olanların farkına varmaya çalışırken karşıdan parlayarak gelen ışıkla birlikte bir ses duydu. "Expulso!" dedi bağırarak, Oliver bir anda neler olduğunu anlayamamıştı. Max'in sesinin ardından çığlık atar gibi bir ses daha gelmişti; bu ses yeğeni Olivia'nın sesiydi, Oliver büyünün ona çarpmış olabileceğini düşünüp panik olmuştu...

_________________
Kaçak için Cüppe Ix8vaf

Regina<3Oliver
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/oliver-h-whisper-t121.htm
Olivia Scarlett Isis
5. Sınıf Ravenclaw
5. Sınıf Ravenclaw
Olivia Scarlett Isis

Mesaj Sayısı : 101
Lakap : Oliv
Kayıt tarihi : 03/09/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue92/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (92/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeÇarş. Eyl. 09, 2009 11:55 pm

Max'e yapmamasını yalvarırken dayısının ona karışmamasını söylemesi onun kalbindeki korku ve adrenalini arttırmıştı. Ortamdakiler korku içerisinde bir tavır alarak olaya müdahale etmiyorlardı. Ne olacağı bilinmeyen bugünde Diagon Yolu oldukça karışacağa benziyordu. Her ihtimale karşı asasını sıkıca kavramış olan Olivia, dayısının üzerine doğru yürüyen babasının öfke dolu gözlerine nefret okuyordu. Büyük umutlarla başlayan yolculukların, ani ve acı bir şekilde gelen sonları vardı elbet. Acının kokusu bürünürken ortamda bilinmeyen kasvet herkesin içini sarmıştı. Babası olacak adam, dayısına hakaretler edip dururken, dayısı her zamanki akıllılığı ile babasının ona yollamaya çalıştığı büyüye kalkan yaparak karşı koymuştu. Olivia çok mutsuz bir halde dayısının arkasında dururken, bütün bu olanların onun yüzünden olması kendinden nefret etmesine sebep oluyordu. Max'in yaptıkları onu rencide ediyor, haksız baskınlığı nefretini topluyordu. "Stupefy" Artık dayısı saldırıya geçmişti. Babasına olacaklar onu hiç üzmüyor tam aksine bu tür bir canlıdan kurtulmak onu sevindiriyordu içten içe. Fakat ani bir hareketle yer değiştiren babası büyüden kurtulmuş, büyü o büyük camlardan birinin şangırdamasına sebep olmuştu. Kırılan camdan içeriye bakan büyücü ve cadılar çocuklarına kötü örnek olmaması için gözlerini kapatıyorlardı ama ortamı bir tanesi bile terketmemişti. Babasının -sözde- dayısının boş anını yakalayarak savurduğu büyüye ani bir tepki vermeye hazırdı. "Expulso!" Büyücü büyüyü söylerken aynı anda Olivia'nın dudaklarından çığlık atar derecede yüksek bir biçimde çıkan sözlerle oluşan kalkan büyünün babasına geri dönmesini sağlamıştı. Babası kenara çekildiği için diğer camda patlamıştı. Kimse cesaret edipte karışamıyordu. Ama o pis mahluğun artık buradan gitmesi şart olmuştu. Dayısının bir panik içerisinde oluşu Olivia'nın "İyiyim dayı." demesine sebep oldu. "Sersemlet!" Babasının boş boş baktığı anda uygulanan bu küçük ama işlevli büyü o kocaman adamı duvara fırlatmış ve başının gerçekten büyük bir hasar almasını sağlamıştı. Yüzünde oluşan çarpık gülümsemeyi farkeden Olivia, babasına benzememek adına o gülümsemeyi hemen yok etti. "Gitmen gerekiyor, neden bunca saçmalığı yapıyorsun ki baba? Beni istemediğini ikimizde biliyoruz!" Etraftan yükselen panik sesleri artık yoktu. Herkes Hogwarts müdürünün vereceği tepkiye bakıyordu ve duvara toslamış büyücünün ne yapacağına... Yerden hızlıca kalkan babası, kızına doğru asasını yöneltti ve dudaklarından dökülecek sözleri bekleyen kızı, ölüme hazır olduğu hissetmeye çalışıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Oliver H. Whisper
Müdür | Tılsım-Muska Profesörü
Müdür | Tılsım-Muska Profesörü
Oliver H. Whisper

Mesaj Sayısı : 328
Lakap : Oll, Hec, Who
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue100/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (100/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeCuma Eyl. 11, 2009 6:53 am

Olivia savunmu büyüsüyle Oliver'ı büyük bir kazadan kurtarınca ona anlamlı bir bakış fırlattı. Daha sonra babasına sert bir büyü yollayıp onu dükkanın duvarına yapıştırdı adeta.. Oliver onu bu başarısından dolayı tebrik etmek isterdi ama şimdiki bu gergin anda hiç de yapılacak bir davranış değildi. "Gitmen gerekiyor, neden bunca saçmalığı yapıyorsun ki baba? Beni istemediğini ikimizde biliyoruz!" demişti Olivia babasına sert bir sesle. Oldukça mantıklı cümleler kurmuştu Olivia; onun gitmesinden hiçbir şekilde rahatsız olmayan, hatta kılını bile kıpırdatmayan babası Max, onun Oliver'ın yanında olduğunu duyunca birden celallenmiş ve kızını korumaya kalkışmıştı. Oliver düşüncelerinin bu noktasında ufak bir tıslama gerçekleştirdi; çünkü kızını ona karanlık saldırı büyüleri yollayarak korumayı başarabilen bir büyücüye daha önce hiş rastlamamıştı. Max duvardan sürtünüp ağır adımlarla kızına yaklaşmaya başladı ve asasını onun boynuna dayadı. İşte tehlike anı gelmişti; ortamın gerginliği ve sessizliği içinde hiçbir şey dikkatleri dağıtmadan izleniyor; sonucun ne olduğu taraftarlar tarafından ilgiyle ve heyecanla bekleniyordu. Oliver durumun bu noktasında el koymaya karar verdi ve endişeli fakat sakin olmaya çalışan sesinin titreşimini boğazında hissederek konuşmaya başladı.

"Kızını zorla mı yanına götürüceksin Max? Ne sen onu istiyorsun ne de o seni; anla artık sen evladını çok öncelerde kaybettin. Şimdi gelip bunları yapmaya ne hakkın var? Evden giderken ne yapıyordun, ha; o artık on dört yaşında bir genç kız ve kendi fikirlerini insanlara yansıtabiliyor. Sekiz yaşındaki, saf; herşeye inanan Olivia değil o." dedi Oliver usulca bir sesle. Max'i sakinleştirmeye ve Olivia'yı ondan kurtarmaya çalışıyordu. "O beni isteyemez diye bir şey olamaz, ben onun babasıyım." dedi Max bağırarak, sesi tüm dükkanda yayılıyordu. "Ya benimle gelir ya da onu sabırsızlıkla bekleyen azrailine kavuşur." dedi tehditkar bir sesle Max. Oliver kahkahayı patlattı ve ardından "Hah, benim önümde onu öldürebileceğini mi sanıyorsun? Saf mısın sen?" dedi Oliver ve bu sözlere çok sinirlenen Max büyülü sözleri söylüyordu. Ama onunla aynı anda Oliver'da asasını Max'e doğrultmuş başka bir büyü söylüyordu.

"Ava...Elen... da Ke..
Wan.. dav...va...." diye ortaya ufak bir ses cümbüşü çıktı. Ve asaların ucundan ikişer tane ışık çıktı. Oliver'ın asasının ucundan çıkan ışık ona en kötü anısını hatırlatan renkteydi; mor. Mor ışık Max'in yüzünde parlamış ve ardından Max'i durdurmuştu. Max'in asasının ucundan çıkan büyünün ışığı ise insanların kanını dondurmasına sebep olan yeşildi. Büyü Olivia'nın yüzüne vuramadan havada asılı kalakalmıştı; nedeni ise Oliver'ın Max'i zamana hapsetmesiydi. Max şuan olup bitenleri görüyor, hissediyor; hatta duyuyordu da ama hiçbir şey yapamazdı. Ta ki Azkaban'da Ölüm Yiyenlerin nefis öpücüğünü tadana kadar. Olivia şok içerisinde ölmediğini şaşırırken Oliver derin bir nefes almıştı. Yaptığı büyü çok güçlü büyücüler tarafından yapılan bir büyü olduğu için bunu yanlış yapabilme tehlikesi vardı ve eğer bu büyü yanlış yapılsaydı Öpücüğü tadan Max değil Oliver olacaktı. Asasını cüppesinin içine koyup cüppeleri getiren Madam'a döndü ve başını eğdi; ardından bir keseden çıkardığı altınları ona uzattı. Olivia'ya dönüp kaşlarıyla kapıyı işaret etti. O gider gitmez Oliver'ın verdiği sinyal ile Seherbazlar gelmiş ve babasını alıp götürmüşlerdi. Oliver ve Olivia'yı huzurlu ve sakin bir hayat bekliyordu; Oliver kardeşine durumu açıklar bir mektup yazıp yolladı ve Olivia'yı da alıp Hogwarts'a gitmenin vaktinin geldiğini anladı.

_________________
Kaçak için Cüppe Ix8vaf

Regina<3Oliver
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/oliver-h-whisper-t121.htm
Olivia Scarlett Isis
5. Sınıf Ravenclaw
5. Sınıf Ravenclaw
Olivia Scarlett Isis

Mesaj Sayısı : 101
Lakap : Oliv
Kayıt tarihi : 03/09/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Kaçak için Cüppe Left_bar_bleue92/100Kaçak için Cüppe Empty_bar_bleue  (92/100)

Kaçak için Cüppe Empty
MesajKonu: Geri: Kaçak için Cüppe   Kaçak için Cüppe I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 12, 2009 11:39 pm

"Ava...Elen... da Ke.. Wan.. dav...va...."

Bu sözlerle beraber olduğu yerde kalan babasına büyük bir büyü gitmişti. O gözlerini kapatmış ölümün sessiz çığlını atarken boğazından çekilen asa ile beraber gözlerini araladı. Babası durmuştu, gerçekten durmuştu. Dayısının yaptığı büyü onu etkisiz hale getirirken, seherbazlar çoktan oraya gelmişlerdi. Olivia büyük bir acının üzerinden gitmesini hissettikçe hala şoktan çıkamıyordu ve eliyle kendini yokluyordu. İyiydi, dayısı da iyiydi. Şaşkın gözler ise hala onların üzerinde rahatsız etmeye devam ediyordu. Büyük yanlışlar bir gün diğerlerinin kurtuluşu ile son bulurlar, ortadan götürülen babası ile beraber cüppenin karşılığında galleonları veren dayısı ona kapıyı göstermişti. Gözlerinde "Hemen" diyen bir ifade vardı. Yavaş adımlarla çıktıkları dükkandan sonra kim bilir başlarına daha neler gelecekti? Cadının yüreğinde babasına dair en ufak bir sızı bile yoktu. Yalnızca ondan kurtulmanın(hızlı bir kurtulma) verdiği şokla kendini aptal gibi hissediyordu.

Rüzgar eken, fırtına biçermiş. Kalplere acıyı ve kötü davranışları işleyen birinin sonu başka nasıl olabilirdi? Ölüm acısı çektirmek ve onu ölmek istemesi için yalvartmak bile bu kadar etkili olamazdı. Dayı yeğen sokaklarda ilerlemeye başlamışlardı, yeni bir hayat onları bekliyordu...
SON
(Rplerimiz devam edecektir)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kaçak için Cüppe
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HCBO Role Play Game :: Büyücü Yerleşme Yerleri :: Diagon Yolu :: Madam Malkin'in Cüppe Dükkanı-
Buraya geçin: