HCBO Role Play Game
Sitemizden yararlanmak ve bu ailenin bir parçası olabilmek için lütfen üye olunuz!
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Nqqlnl



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Claire Trisha Bullock
Seherbaz
Seherbaz
Claire Trisha Bullock

Mesaj Sayısı : 288
Lakap : ' qia '
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue100/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (100/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 5:35 am

Kişiler: Claire Trisha Bullock, Alejandro Devin Gonzales, Allen Jacques Harth

Zaman: Gece 10 suları...

Kurgu: Went'le sohbet ettikten sonra Trevi Meydanı'ndaki sakin bir parka cisimlenen Claire, karşısında Alejandro'yu görünce şaşırır. Yakışıklı büyücünün kızgınlığını açıkça sergilemesiyle, bu küçük konuşmanın tüm akışı değişir. Ve Went'in dolduruşuyla bir anda ortada beliren Allen her şeyi daha da karmaşıklaştırmaya yetmiştir...

_________________
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... 28jfyvd
Hisset ruhuna gizlediğim acıyı. Sabret... Kokusunu aldım kanın. Bedenini ürperten çığlıkları avuçlarıma doldurdum, geliyorum şehrine!! Bekle, yarından yakın yokoluşların. Ölümden de soğuk artık intikamım. Geliyorum...


En son Claire Trisha Bullock tarafından C.tesi Eyl. 05, 2009 9:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/claire-trisha-bullock-t15
Alejandro Devin Gonzales
Sihir Bakanı Asistanı
Sihir Bakanı Asistanı
Alejandro Devin Gonzales

Mesaj Sayısı : 36
Lakap : Ale
Kayıt tarihi : 30/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue87/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (87/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 6:23 am

Alejandro bakanlıktaki odasında oturduğu koltukta bıkkınlıkla gerindi. İşini seviyordu, odası çok rahattı, ama yine de bu saatlere kadar çalışmak bazen ona çok sıkıcı geliyordu. Bakanlık hala, Godric's Hollow köyündeki baskın olayını araştırıyordu; bazı paranoyaklar daha fazla baskın olacağını ve daha fazla masum insanın öleceğini bile iddia etmeye başlamıştı. Ale beyaz gömleğinin kollarını düzeltirken sıkıntıyla gözlerini devirdi; ona göre bütün bunlar sadece bir avuç fanatiğin işiydi, suçlular yakalandığı sürece ortada bir sorun olmayacaktı. Kendine karanlık lord diyen güçlü ama dar görüşlü büyücü ortadan kaybolalı uzun bir zaman geçmişti, sözde 'karanlık taraf'ı tekrar bir arada toplayacak çok güçlü başka bir lider de çıkmamıştı. Bu yüzden endişelenmeyi gerektirecek bir şey de yoktu.

O kendini düşüncelerine kaptırmışken, açık camdan içeri süzülen gümüş rengi bir varlık dikkatini dağıttı. Hemen ayağa fırladı; bir kurt patronusuydu bu. Daha da açık konuşmak gerekirse, dostu Nicholas'ın patronusuydu. Çok önemli ve ciddi bir konu olmadığı sürece, birbirleriyle nadiren patronuslarıyla haberleşirlerdi. Bu, Ale'nin biraz telaşlanmasına yol açmıştı. Kurt zarif bir şekilde süzülerek halısının üzerinde durdu, sonra kocaman ağzını açtı ve konuşmaya başladı. 'Dikkatli ol! Claire sandığın kadar masum değil. Trevi meydanına gidiyor. Karanlık tarafta, hatta bir ölümyiyen olabilir.' Sonra patronus bir ışık seli içerisinde kayboldu. Ale bir süre dostunun ona söylediklerini sindirmek için olduğu yerde donup kaldı. Sonra, ani bir hareketle kollarını masaya dayadı ve sinirli bir kararlılıkla, 'Bu doğru değil!' diye bağırdı. Ne olduğunu anlayamadan vücudunu şiddetli bir titreme sarmıştı. Nick yanılıyor olmalıydı, bir şekilde yanlış duymuştu, ya da sesleri karıştırmıştı. Claire olamazdı. Yanlış bir yerde, yanlış bir zamanda karşılaştıkları genç cadı, onun bir nedenden dolayı çok etkilendiği genç cadı, karanlık tarafta olamazdı. Ama öyleyse... Alejandro bunun düşüncesiyle masasına yumruğunu geçirdi, o zaman masum bir insanı bile öldürmüş olabilirdi! Hem vicdanını rahatlatmak, hem de doğru bildiği şeyleri kanıtlamak için bir an önce Claire'le yüzleşmesi gerekiyordu. Bütün işini olduğu gibi masasında bırakarak asasını aldı ve koşar adım bakanlık binasından çıktı. Bir kez dışardaki sokağa çıktığında ve etrafta Muggle olmadığına emin olduğunda, Trevi meydanına cisimlendi.

Meydanda tek bir kıpırtı bile yoktu. Alejandro, Fontana Trevi'yi her zaman çok sevmişti. Aşıklar çeşmesi... Başka bir zaman olsaydı, buraya geliş nedeni işi olmasaydı, Claire'le birlikte buraya gelmeyi ne kadar isteyeceğini düşünerek kendini biraz oyaladı, henüz genç cadıyla yüzleşmek istemiyordu. Çeşmeye baktı, burda dilek tutulabiliyordu. Cebinden bir adet Galleon çıkardı ve çeşmeye yürürken dileğini tuttu. 'Claire'in söylenildiği gibi biri çıkmamasını istiyorum. Eğer öyle olursa ben...' Cümlesinin sonunu getirememişti. Gerçi getirme gereği de duymuyordu. Parayı çeşmenin içine attı. Sonra sırtını çeşmeye verdi ve etrafına daha dikkatlice bakındı. İşte, çeşmeye bakan banklardan birinde, ilk başta dikkatini çekmemiş olan biri oturuyordu. Dikkatini çekmemesinin nedeni silüetin oldukça ince görünmesiydi. Ama Ale, onun kim olduğunu hemen anlamıştı. Kaşlarını çattı ve az sayıdaki basamağı yavaş yavaş çıkmaya başladı. Claire'in onu gördüğünden emin olmak istiyordu. Yukarı çıktığında bir süre tekrar durdu ve ona baktı. Genç kadın da ona bakıyordu, demek ki varlığını fark etmişti. Banka kadar gidip hemen yanında duran Ale, ciddi bir sesle, 'İyi akşamlar, bayan Bullock. Oturabilir miyim acaba?' diye sordu. Onayı aldıktan sonra bile ancak bankın kıyısına ilişebilmişti. Uzaktan ona bakmak ne kadar kolaydı, şimdi göz göze gelemiyordu bile. Bakışlarını, dizlerinin üzerinde kavuşturduğu ellerine indirerek ve biraz kamburunu çıkartarak oturuyordu. Bir süre duraksadıktan sonra tekrar konuştu. 'Sizi gecenin bu saatinde buraya getiren nedir?' Çok meraklı görünmemeye, sadece konuşmayı yürütmek istiyormuş havası vermeye özen gösteriyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Claire Trisha Bullock
Seherbaz
Seherbaz
Claire Trisha Bullock

Mesaj Sayısı : 288
Lakap : ' qia '
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue100/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (100/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 6:55 am

Cisimlendiği Trevi Meydanı’na bakındı genç cadı. Biraz hava almak ve kafasını dinlemek istiyordu. Yalpalayarak yürümüyordu artık. Sadece başı biraz ağrıyordu. Düşüncelerini susturup bakışlarını Etrafta kimseler olmadığına sevinmişti. Meydanın en kuytu köşesindeki parka yöneltti adımlarını. Aptal aşıklar çeşmesini net gören bir banka attı bedenini. Went’le aralarında geçen konuşmayı düşündü. Ale’den bahsederken heyecanlanmayı gururuna yediremiyordu genç cadı. Bir kanı bozuktan bahsederken gülümsemek, bugüne kadar inandığı her şeye ihanet etmekti. Eğer Went bunu anlarsa neler olabileceğini düşünüp sıkıntıyla anlını ovuşturdu. “ Ne yaptığını sanıyorsun aptal cadı! Neden her şeyi mahvetmeye çalışıyorsun! “ Yüksek sesle kendine kızıyordu Claire. İçine dolan bu aptal hissi yok edebilmek için neler vermezdi şimdi! Özlem mi? Bir kanı bozuğa mı? Aptal bir muggle savunucusuna mı? Ne yapıyordu genç cadı? Düşüncelerinden kurtulmak ve kalbini susturmak istiyordu sadece. İlk defa tatmıştı bu çaresizliği. Ve hiç hoşuna gitmemişti kalbinin kıpırtısı. Birkaç dakika uğraştıktan sonra zoraki bastırdı kafasındakileri. Bakışlarını aşıklar çeşmesine sabitledi. Muggle işi olan tiksindirici şeye yüzünü buruşturarak baktı. Ama o sırada şekillenen bir siluet tüm dikkatini dağıtmıştı bile. Kim olduğunu anlamak için daha dikkatli baktığında yavaşça netleşen siluet, kalbinin yerinden çıkacakmış gibi atmasına neden olmuştu. Yarım saattir susturmak için savaştığı kalbi, şimdi önüne geçilemez bir heyecanla göğsünü zorluyordu. Karanlığın gizlediği yüz hatlarını sakinleştirip, soğuk bakışlarıyla karşısında dikilen yakışıklı büyücüyü süzmeye başladı. İyi akşamlar, bayan Bullock. Oturabilir miyim acaba? Ciddi ses tonundan hoşlanmayan Claire başıyla onay verince Ale yaklaşıp bankın en uzak köşesine kuruldu. Genç cadıdan kaçırdığı bakışlarını, ovuşturduğu ellerinde sabitleyip konuşmaya devam etti.Sizi gecenin bu saatinde buraya getiren nedir? Genç cadı sorulan soruya anlam veremiyordu. Her zaman şüpheci olan Claire için bu çok saçmaydı. Altında bir şeyler olduğundan emindi genç cadı. Yoksa bakanın asistanı gecenin bu saatinde bunu sormak için neden yanına gelecekti ki? Hele de yediği o tokattan sonra? Düşüncelerini susturup, elinden gelen en soğuk tınıyla dudaklarını araladı. “ Seni ilgilendireceğini sanmıyorum. Ve şaşırtıcı merakını da mazur görmemi beklemezsin herhalde. Gecenin bu saatinde neden bu kadar gerginsin Alejandro? Yüzüme bakamamanın nedeni kondurduğun öpücük mü? Yoksa altında başka şeyler mi aramalıyım? “ Resmiyetten arınmıştı sözcükleri. Şüpheci bakışlarını Ale’in üzerinde sabitledi. Anlamıyordu genç cadı? Gece gece bu adamın zoru neydi? Köy baskınını kimin yaptığını öğrenmiş olamazdı herhalde? Ah elbette hayır! Eğer öğrenseydi şimdi bu kadar karmaşık tavırlarla ne işi vardı burada? Tek kaşını kaldırıp yakışıklı büyücünün aralanan dudaklarına odakladı tüm dikkatini…

_________________
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... 28jfyvd
Hisset ruhuna gizlediğim acıyı. Sabret... Kokusunu aldım kanın. Bedenini ürperten çığlıkları avuçlarıma doldurdum, geliyorum şehrine!! Bekle, yarından yakın yokoluşların. Ölümden de soğuk artık intikamım. Geliyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/claire-trisha-bullock-t15
Alejandro Devin Gonzales
Sihir Bakanı Asistanı
Sihir Bakanı Asistanı
Alejandro Devin Gonzales

Mesaj Sayısı : 36
Lakap : Ale
Kayıt tarihi : 30/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue87/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (87/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 7:18 am

'Seni ilgilendireceğini sanmıyorum. Ve şaşırtıcı merakını da mazur görmemi beklemezsin herhalde. Gecenin bu saatinde neden bu kadar gerginsin Alejandro? Yüzüme bakamamanın nedeni kondurduğun öpücük mü? Yoksa altında başka şeyler mi aramalıyım?' Bu sefer Ale başını kaldırarak genç kadına baktı, söylemek istediklerini kafasında tartıyordu. Bunun bakışlarından belli olup olmadığını merak etti. Evet, söz konusu olan başka bir şey olsaydı onu gerçekten de ilgilendirmezdi kimin saat kaçta nerede ne yaptığı. Ama söz konusu yapmış olabileceği çok kötü bir hataydı. Ve Claire... Claire 'öpücük'ten bahsedince gülümsemeden edemedi, o anı aklında hep iyi bir yerde duruyordu, ve öyle olmaya da devam edecekti. 'Sizi öpmekten rahatsızlık duyduğumu ya da utandığımı söyleyemem. Bu büyük bir yalan olur.' dedi sırıtarak. Harika, bu kesinlikle genç cadıyı daha da sinirlendirecekti. Ama olay buydu işte tam olarak, şu anda bunu önemsemiyordu. Aklında çok daha önemli başka bir konu olmasa, bunu asla söylemezdi. Düşündüklerinin ciddiyeti yüzüne de yansıdı ve Claire'e bakarken kaşları biraz çatıldı. 'Buraya gelmemin sebebi daha çok aldığım bir duyumla ilgili, bayan Bullock. Ben... nasıl diyeceğimi bilemiyorum.' Cümleyi içinden, 'sizden şüphelenildiğini,' diye tamamladı. Ne kadar düşünse o kadar saçma geliyordu ona, şimdi karşısında oturan genç cadının karanlık bir büyücü olduğuna inanmak çok zordu. Aklına gelen bir düşünceyle irkildi - yoksa o onu öyle görmekten korktuğu için mi bütün bunları düşünüyordu? Boğazını bir kez temizledikten sonra konuşmasına devam etti. 'Size bazı sorular sormam gerekiyor. Biraz canınız sıkılacak ama bu gerekli. Godric's Hollow'da karşılaştığımız gece ile ilgili.' Kaşları biraz daha çatıldı, içinden bir ses sürekli kendi düşüncelerinin haklı çıkacağını savunurken, bir defalığına bunu görmezden gelerek sadece işine odaklanmaya çalıştı. 'Bunu bir bakanlık görevlisi olarak soracağım. O gece o köyde ne amaçla bulunuyordunuz, bayan Bullock?' Ses tonu ciddi ve resmiydi, ama kelimelerinin arkasına saklanmış bir yakarış da vardı. Gözlerini Claire'den ayırmadan onun vereceği cevabı beklemeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Claire Trisha Bullock
Seherbaz
Seherbaz
Claire Trisha Bullock

Mesaj Sayısı : 288
Lakap : ' qia '
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue100/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (100/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 8:02 am

" Sizi öpmekten rahatsızlık duyduğumu ya da utandığımı söyleyemem. Bu büyük bir yalan olur. Duydukları karşısında yüzünde oluşan tebessüme engel olamamıştı genç cadı. Ama bir terslik vardı. Ale’in yüz hatları değişmiş ve yumuşayan sesinin tınısı tekrar ciddileşmişti. Buraya gelmemin sebebi daha çok aldığım bir duyumla ilgili, bayan Bullock. Ben... Nasıl diyeceğimi bilemiyorum. Size bazı sorular sormam gerekiyor. Biraz canınız sıkılacak ama bu gerekli. Godric's Hollow'da karşılaştığımız gece ile ilgili. Bunu bir bakanlık görevlisi olarak soracağım. O gece o köyde ne amaçla bulunuyordunuz, bayan Bullock? Claire şimdi anlamaya başlamıştı. Birileri bir şekilde genç cadının yaptığından şüphelenmiş ve Ale’i üzerine salmıştı. Bir süre duraksayıp düşündü. Renk vermemeliydi genç cadı. Yoksa bu onun sonu olabilirdi. Ustaca gizledi suçluluğun kabardığı hislerini ve tek kaşını şaşkınlıkla kaldırıp konuşmaya başladı. “ Burada olacağımı bilmeniz bir hayli garip zaten. Ama beni suçlamanız da oldukça aşağılayıcı! Ne demeye çalışıyorsunuz? Açık konuşun benimle! Sesimdeki soğukluk, yüzümdeki sertliğin beni ölüm yiyen olarak nitelendirmenizi sağladığını mı söyleyeceksiniz şimdi de? Dar görüşlerinizi yanınıza alıp, sözde duyumlarınızla buraya kadar boşuna yorulmuşsunuz bayım. Oradaydım ben! Çığlıkları duydum! Yalvarışları! Orada ölen ufak kızın –Ashlee’nin- annesi cadıydı! Oraya gitme nedenim Ashlee’yi ziyaret etmekti sadece! Eski bir dostumun kızının cesedini kucakladığım ve yardım edemediğim için suçluyum öyle mi? Ne yani? Benim gözü dönmüş bir canavar olduğumu mu ima etmeye çalışıyorsunuz? Bunlar hepsi saçmalık! Eğer elinizde bir kanıt varsa ki olması imkansız; eşliğinizde azkabana sorun çıkarmadan geleceğimden emin olabilirsiniz. Kurtaramadığım onca insanın yanan cesetlerinin kokusunu içime çekmeye daha fazla dayanamayıp gittim diyeyse tüm bunlar, gerçektende saçmalık! “ Gözlerinden fışkıran nefretle süzdü genç adamı. Her zaman iyi bir oyuncu olmuştu Claire ve şimdide ustaca sergilemişti sahte hayal kırıklığını. Gözleri dolu doluyken aslında tek hissettiği şey Ale’i öpmeye yönelik duyduğu arzuydu. Ama her şeyi mahvedemezdi gerçek hislerini ortaya döküp. Banktan usulca kalktı. Hayal kırıklığıyla konuşmaya başladı. Ses tonuna oldukça inandırıcı olan ağlamaklı tınıyı tıkıştırıp fısıldayarak konuşmaya devam etti. “ Yaklaşımınız çok kırıcıydı. Ben katil değilim. Onca insanı öldürdüğümü düşünmeniz… Duyduklarıma inanamıyorum ya! Bunları sizin düşünmeniz daha da beter… Ben… “ Genç cadı sözcüklerin iyiden iyiye duyulmaz olmasına özen göstererek sustu. Arkasını döndü genç adama ve alacağı tepkiyi beklemeye başladı. Yanaklarını yalayıp rüzgara karışan sahte gözyaşlarını sildi usulca. Masum ve üzgündü şimdi ifadeleri. Olabildiğince gerçek ve bir o kadar yalan…

_________________
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... 28jfyvd
Hisset ruhuna gizlediğim acıyı. Sabret... Kokusunu aldım kanın. Bedenini ürperten çığlıkları avuçlarıma doldurdum, geliyorum şehrine!! Bekle, yarından yakın yokoluşların. Ölümden de soğuk artık intikamım. Geliyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/claire-trisha-bullock-t15
Alejandro Devin Gonzales
Sihir Bakanı Asistanı
Sihir Bakanı Asistanı
Alejandro Devin Gonzales

Mesaj Sayısı : 36
Lakap : Ale
Kayıt tarihi : 30/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue87/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (87/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 8:43 am

'Oradaydım ben! Çığlıkları duydum! Yalvarışları! Orada ölen ufak kızın –Ashlee’nin- annesi cadıydı! Oraya gitme nedenim Ashlee’yi ziyaret etmekti sadece! Eski bir dostumun kızının cesedini kucakladığım ve yardım edemediğim için suçluyum öyle mi? Ne yani? Benim gözü dönmüş bir canavar olduğumu mu ima etmeye çalışıyorsunuz?' Klasik görgü tanığı psikolojisini dinlerken, Ale'nin normalde ciddi tutacağı yüz ifadesi fazlasıyla yumuşamaya başlamıştı. Aptallıktı bu. Karşısında bu kadar içtenlikle hislerini ortaya döken, anıları hatırlayınca göz yaşlarına boğulan bu genç kadın nasıl bir ölüm yiyen olabilirdi ki? Ama o zaman Nick'in gördükleri ve duydukları nelerdi? Başta düşündüğü gibi isimleri ya da sesleri karıştırmış olmalıydı. Başka bir açıklaması yoktu. Kanıtı olmadan birini suçlayacak kadar gaddar ya da kör değildi. 'Yaklaşımınız çok kırıcıydı. Ben katil değilim. Onca insanı öldürdüğümü düşünmeniz… Duyduklarıma inanamıyorum ya! Bunları sizin düşünmeniz daha da beter… Ben…' Ale ne diyeceğini bilemiyordu. Buz gibi bir soğukluk yanaklarından başlayarak bütün vücuduna yayılıyordu yavaş yavaş. Neden söz konusu aşk olunca hiçbir şeyi doğru dürüst yapamıyor ve insanların kalbini kırıyordu? Kendine duyduğu öfke ve işine olan sadakati arasında kalan Ale, oldukça yumuşak bir ses tonuyla cevap verdi. 'Özür dilerim, bayan Bullock. Gerçekten çok özür dilerim. Ve yanılıyorsunuz, insanları sırf görünüşlerine göre yargılamak gibi bir adetim yoktur.' Durdu ve iç geçirdi, sonra Claire'in arkasından ayağa kalktı. 'Sadece görevimi yapmaya çalışıyordum. O gün benden istediğiniz gibi.' Bir süre, sadece birbirlerinin gözlerinin içine bakarak sustular. Ale bir sonraki yapmayı düşündüğü şey hakkında emin olamıyordu, büyük ihtimalle bir tokat daha yiyecekti, ya da bu sefer daha kötü bir şey. Ama her şey daha ne kadar kötü gidebilirdi ki? Şu anda genç cadı onu öldürse bile umrunda değildi. 'Şimdi gitmem gerekiyor. Bir daha böyle mevzularla başınızı ağrıtmayacağım. Bundan sonra, istemezseniz hiçbir zaman ağrıtmam da.' Derin bir nefes aldı ve Claire'e iyice yaklaştı. Her an bir bağırış duymayı, sertçe itilmeyi bekliyordu. Ama dudakları birbirine değmeden önce, bunlardan hiç biri olmadı. Güzel cadının ona karşılık verdiğini görmek de onun için ayrı bir sürpriz olmuştu. Ama şansını çok fazla zorlamak istemiyordu. Bu yüzden öpücüğü kısa kesti ve geri çekilerek Claire'e tatlı tatlı, özür dilercesine gülümsedi. 'İyi geceler, bayan Bullock.' Claire'in o bakışlarını hiç unutamayacağını düşünüyordu. Ona masum masum ve oldukça şaşırmış bir ifadeyle bakıyordu. Ondan biraz daha uzaklaşıp hafifçe eğilerek selam veren Ale, daha sonra dönüp Aşk çeşmesine şöyle bir bakarak gülümsedi. İçinde biraz daha mutlu bir duyguyla, olduğu yerde döndü ve hafif bir pop sesiyle tekrar bakanlığın önündeki caddeye cisimlendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Allen Jacques Harth
Kurtadam
Kurtadam
Allen Jacques Harth

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 31/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue87/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (87/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 9:12 am

Çok çaba sarf etmesine bile gerek kalmadan Trevi'ye ulaşmıştı Allen. Yirmi dakikasını falan almıştı sadece. Gözleri tiksintiyle, büyük meydanın bir ucundan diğer ucuna kadar dolaştı. Saçmasapan, fazlasıyla ışıklandırılmış ve süslenmiş çeşmeden, diğer taraftaki, bu modernlikle pek de uyuşmayan evlere kadar her yerde dolaştırdı bakışlarını. Hafif bir hırıltı çıktı ağzından, sabırsızlanmıştı, o pisliği bulmak istiyordu. Gölge kadar karanlık ve sessiz bir biçimde, çeşmeye doğru biraz daha yaklaştı. Sonra, tam da çeşmenin önündeki bankların önünde iki şekil gördü. Biri arkasına dönmüş, uzaklaşıyordu bile. Bu o adamdı! Claire'in aklını karıştıran alçak kanı bozuk. Yüzü ona dönük halde ilerliyor olmasına rağmen, Allen bu kadar iyi saklanmışken onu görebilmesinin imkanı yoktu. Sadece bir saniye kadar sürerdi. Hırıltısı biraz daha gür bir biçimde çıkmaya başlamış olan Allen öne atılmak için bir hamle yaptı, ama o sırada onu yerine mıhlayan bir görüntü dikkatini çekti. Claire'in yüzü...

Orda gördüğü duygulara anlam vermeye çalışarak bir süre şaşkın şaşkın kaldı olduğu yerde. O sırada pis kanı bozuk çoktan defolup gitmişti bile. Allen ellerini yumruk haline getirdi, Claire'in yüzündekiler şimdi biraz daha belirgin bir hal almaya başlamıştı. Şaşkınlık... Şaşkınlığı bir yere kadar anlayabilirdi, belki Allen'ın sesini duymuş ve bu tepki onun göstergesiydi. Ama... Düşündüğünde bile Allen'ın midesi bulanıyordu - Claire ne zamandan beri böyle masum bakabiliyordu? Etrafta kimsenin olmadığından iyice emin olduktan sonra, olanca sesiyle 'Claire!' diye gürledi. Genç cadı şaşırmış bir şekilde ona dönünce ilk teorisi de kırılan Allen, kanının iyice kaynadığını hissetti. İki adımla Claire'in önüne geldi ve alçak bir sesle, düşmanca hırladı kıza. 'Bakıyorum artık pis kanı bozuklarla takılabiliyorsun. Özel bir anı falan bozmadım umarım?' Başını arkaya atıp kahkaha attı, mizahtan oldukça yoksun bir sesti bu. Daha çok bir çılgının atacağı bir kahkaha gibiydi.

_________________
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Allench

Dolunayı bekle... Bekle ve kork benden. Seni tanınamayacak kadar küçük bir mikrop haline getireceğim ve sen... Sabahı asla göremeyeceksin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Claire Trisha Bullock
Seherbaz
Seherbaz
Claire Trisha Bullock

Mesaj Sayısı : 288
Lakap : ' qia '
Kayıt tarihi : 28/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue100/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (100/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 9:36 am

Claire oyunculuğundaki ustalığından hiçbir şey kaybetmediğini bir kez daha anlamıştı. Ale’i dolduran her kimse, şimdilik amacına ulaşamamıştı. Ale’in sert bakışları yumuşamış ve sesinin soğuk tınısı kırılmıştı gördüğü yaşlardan sonra. Usulca ayağı kalkıp yanına gelen adama baktı. Artık zafer değildi hissettiği. Düpedüz heyecanlanıyordu işte! Yanlış olduğunu bile bile… Sonrasını düşünmekten korkarak. Biraz önce paçayı yırtmaya çalışan sahtekar kadın gitmişti artık. Kalbinin kollarını biraz tutku birazda istemsizlikle bıraktı kendini. Yaklaşan adamın nefesini hissedebiliyordu ve şuan tek düşündüğü şey en yasak olanıydı… Dudaklarına dokunan sıcaklığı sertçe savurmak yerine, tüm benliğiyle karşılık veriyordu şimdi. Bir yanı hala direnirken hissettiklerine, diğer yanı tüm doğruları bastırıp gerçek olamayacak kadar güzel dokunuşların oyuncağı oluyordu. Yüzüne yayılan tebessüm o kadar yabancıydı ki, tanıyamıyordu kendini Claire. Büyüden sıyrılıp uzaklaşmak istese de tek yaptığı hoyratça rüzgara savurmaktı zaaflarını. Bitmesini istemediği öpücüğü sonlandıran adamın gülümseyişlerine takıldı genç cadının bakışları. Bir şeyler mırıldanmıştı Ale ama Claire onu duyamıyordu ki! Yavaşça uzaklaşıp cisimlenen adamın hayaletinde asılı kaldı bakışları. Biraz şaşkın, biraz masum… Ama yabancıydı her şey.

Claire! Bakıyorum artık pis kanı bozuklarla takılabiliyorsun. Özel bir anı falan bozmadım umarım? “ Duyduğu ses Claire’ın irkilmesine yol açmıştı. Ama hemen toparlanıp yüzündeki şaşkın ifadeyi yok etti. Aptal Allen, her zamanki gibi olur olmaz bir anda çıkıvermişti karşısına. Genç cadı Allen’a sorgular gibi baktı birkaç saniyeliğine. Acaba ne kadarını görmüştü? Eğer öpüştüklerini görseydi bu kadar sakin kalamazdı herhalde. Gerçi, şimdi de sakin değildi ama en azından hala saçma sapan konuşabiliyordu. Demek ki yeni gelmişti. Genç cadı şeytanca bir gülümseme yapıştırdı yüzüne ve Allen’a soluğu kadar yaklaşıp konuşmaya başladı. “ Saçmalama tatlım. Muggle köyünde olanlardan sonra peşimi kolay kolay bırakacaklarını düşündüğünü söyleme sakın bana? Bu kadar aptal olamazsın sevgilim… Açığa çıkmamalıyım, biliyorsun. Oyunu gerektiği gibi oynuyorum sadece. Bu kadar kıskanacağını tahmin edebilseydim, dudaklarımı mühürlerdim. “ Allen’ı buraya getiren şey Went’in şüpheleri olmalıydı. Genç adama belli etmeden hızla düşünmeye başladı. Went bir şeyler sezmiş olmalıydı. Eğer öyle olmasa Allen’ı takmazdı peşine. Şimdi tatlı kurdun öylece gidip, abisinin daha fazla işkillenmesini sağlamasına izin veremezdi. Cilveyle yaklaştı Allen’a. Tek elini genç adamın yanaklarında gezdirirken fısıldadı çekici bir ses tonuyla. “ Went burada ve Türkiye’deki malikane bomboş. Ne dersin sevgilim? Benimle gelmek ister misin? Yoksa abimin yanına dönüp rapor vermek daha mı eğlenceli olacak senin için? “ Genç adamın dudaklarına ıslak bir öpücük kondurduktan sonra dudaklarını tekrar aralayarak konuşmaya devam etti. “ Özledim seni… “

_________________
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... 28jfyvd
Hisset ruhuna gizlediğim acıyı. Sabret... Kokusunu aldım kanın. Bedenini ürperten çığlıkları avuçlarıma doldurdum, geliyorum şehrine!! Bekle, yarından yakın yokoluşların. Ölümden de soğuk artık intikamım. Geliyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hcbo.roleplaylife.net/lejant-f6/claire-trisha-bullock-t15
Allen Jacques Harth
Kurtadam
Kurtadam
Allen Jacques Harth

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 31/08/09

Rp Puanı
Rp Puanı:
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Left_bar_bleue87/100Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty_bar_bleue  (87/100)

Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Empty
MesajKonu: Geri: Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...   Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... I_icon_minitimeC.tesi Eyl. 05, 2009 10:08 am

'Açığa çıkmamalıyım, biliyorsun. Oyunu gerektiği gibi oynuyorum sadece. Bu kadar kıskanacağını tahmin edebilseydim, dudaklarımı mühürlerdim.' Allen sinirlerine hakim olamayacakmış gibi hissediyordu kendini, madem bütün bunlar sadece oyunsa, biraz önce yüzünde beliren aptal ifadenin anlamı neydi? O kadar sinirliydi ki bu kızı çeşmenin içinde boğup, çeşmeyi de üstüne yıkabilirdi. Ya da sadece Went'e haber verir ve aptal aşıkların mahvoluşunu izlerdi. Onu bu kadar aptal mı sanıyordu? Tam ağzını açmak üzereyken Claire'in yaptığı bir hareket bütün dikkatini dağıttı. 'Went burada ve Türkiye’deki malikane bomboş. Ne dersin sevgilim? Benimle gelmek ister misin? Yoksa abimin yanına dönüp rapor vermek daha mı eğlenceli olacak senin için? Özledim seni...' Özlemek, hah! Bu ona iki gün önce, onu umursamadığını ve gerekli olursa onu daha fazla bekletebileceğini söyleyen, sonra da onu aptal bir otel odasında bırakıp defolup giden kız değil miydi? Belki de gerçekten Went'e haber vermesi gerekiyordu.

Ama... Şu an birazcık olsun rahatlamaya ihtiyacı vardı, ve başı her zamanki hareketiyle Claire'in kokusunu takip ederken, bu ufak budalanın ona istediği rahatlamayı vereceğini biliyordu. Bu kendinden nefret etmesine
neden olacaktı, ama elinde olan bir şey değildi. Bu kızı arzuluyordu, ve arzularının esiri olmuştu bile çoktan. 'Çok şanslısın, aptal,' diye mırıldandı, nerdeyse duyulmayacak bir ses tonuyla. Bir eli Claire'in belini kavradı ve onun ayaklarını kolayca yerden kesti. 'Bu akşam ayakların yerden kesilecek. Ve bu sefer o kadar kolay kurtulmana izin vermeyeceğim. Oyunun bitmesine daha çok var.' Claire'in yüzüne şeytani bir gülümsemeyle baktı, orada asılı kalan mutsuzluğu görmekten zevk alıyordu artık. Bir kere de onun mutlu olmaması iyi bir değişiklik olacaktı. Sırf bunu görmek için Went'e rapor vermeyi biraz erteleyebilir, hatta unutabilirdi. Boştaki eliyle, çok uzun bir süredir kullanmadığı asasını çıkardı ve hala kucağında Claire'le birlikte havada döndü. İkisinin orda olduğuna dair duyulan son kanıt hafif bir pop sesi olmuştu.



' Rp Bitmiştir..! '

_________________
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı... Allench

Dolunayı bekle... Bekle ve kork benden. Seni tanınamayacak kadar küçük bir mikrop haline getireceğim ve sen... Sabahı asla göremeyeceksin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şaşkınlık ve Hayal Kırıklığı...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HCBO Role Play Game :: Yerleşim Ülkeleri :: İtalya :: Trevi Meydanı-Fontana di Trevi-
Buraya geçin: